ERZURUM / Geridön

"Erzurum'umuz"

"Erzurumluluk: haysiyetliliktir, erdemliliktir.
Cesarettir, mertliktir; samimiyettir, sadakattir, vefadır;
mükemmel ahlaktır; tükenmez bir sevgi ve çıkarsız bir saygıdır.
Erzurumlu olayı ve fikirleri araştırır; insanların ayıplarını asla araştırmaz.
Erzurumlu söylenene bakar, satır aralarının peşinde olmaz. Merttir ama patavatsız değildir.
Cömerttir ama müsrif değildir. Yüreklidir ama saldırgan değildir. Samimidir ama ahmak ve aptal değildir.
İnançlıdır ama yobaz değildir. Hasılı Erzurumluluk, Hazreti Kur'an'ın eşrefi mahlukat olarak tarif ettiği insan olmaya çalışmaktır.."

ERZURUM TARİHİ

Erzurum çevresinde yapılmış olan arkeolojik kazılar sonucunda, bölgenin çok eski tarihlerden beri iskan edildiği anlaşılmaktadır. Erzurum’ un batısına düşen Hamam Deresi mevkiindeki Kerem, Gürcü Boğazındaki Kelevurt ve Dumlu Dağlarının eteğinde bulunan Umudum Köyü’nün güneyindeki Kalor Mağaralarının, ilk tarihi devirlerde yerlaşim alanı olarak kullanıldıklarına dair bulgular vardır. Ayrıca , Erzurum Ovası’nın muhtelif yerlerinde yapılan tarihi kazılarda, bölgenin yerleşim tarihinin M.Ö. 4000 yılına kadar uzandığı tesbit edilmiştir.

ERZURUM ADI NEREDEN GELİYOR ?

Bugünkü Erzurum şehrinin bulunduğu yerde, daha önce tarihin çeşitli dönemlerinde Karin, Karna, Garin, Kornoi, Kalai ve Karnak şeklinde isimlendirilen bir şehir bulunduğu bilinmektedir. Yine aynı tarih dönemlerinde Erzurum Ovası’nın batı bölümünde Erzen isimli bir şehrin var olduğu tarihi kaynaklarla sabittir.

Bizanas İmparatorlarından II. Teodosious (M.S. 408-450) zamanında Erzurum Ovası’nı doğudan gelen İran saldırılarından korumak amacıyla, Karin şehrine hakim bir tepe üzerinde bir kale inşa edilmiş olup, kale içindeki şehre de imparatorun adına izafeten “ Teodosiopolis” adı verilmiştir. Bugünkü Erzurum şehrinin yerinde kurulmuş olan Karin (sonradan Teodosiopolis ) ile Erzurum Ovası’nın batı bölümündeki Erzen şehri iki ayrı şehirdir.

Bizans kaynaklarında Teodosipolis olarak geçen şehre, Araplar Kalikala adını vermişlerdir. Kalikala Arapça’da “Kali’nin ihsanı “ anlamına gelmektedir. Arap tarihçilerden Belazuri ( ölümü 892) ye göre, şehir bu adını kurucusundan almıştır. Bizans döneminde bölgeyi ele geçiren bir beyin karısı olan Kali, bir şehir yaptırmış ve şehre de Kalikala adını vermiştir. Araplar bu isim kendilerine göre Kalikala şehrinde kullanmışlardır.

M.S.1048 ‘de Doğu Anadolu’yu fethetmek üzere Bizans topraklarına giren Selçuklu Türkleri , Yinal oğlu İbrahim Bey komutasında, ovanın batısında ki Erzen (Arze) i zaptetmişlerdir. Erzen’in bu kuşatmada bi harabe halini almasından sonra, geride kalanlar bugünkü Erzurum şehrinin bulunduğu yerdeki Kalikala’ya sığınmışlar ve şehre de Erzen adı vermişlerdir. Saldırılar sonucunda harap olmuş asıl ERZEN şehrine ise Türkler , Kara Erzen demişlerdir. Bu isim zamanla halk dilinde Kara Arza, Kara Arz ve nihayet Karaz şeklinde söylenegelmiştir.

Diğer taraftan Kalikala’ya sığınan Erzen halkının bu şehre Erzen adını vermelerinden sonra, kent zamanla Arzn olarak isimlendirilmiştir. Araplar kendi dillerindeki Arz ( yer) sözcüğüne birde Rum kelimesi eklemek suretiyle şehre Arz-ı Rum (Erzı-Rum) adını vermişlerdir. Bu konudaki bir diğer görüş şöyledir: Kalikala’nın Erzen adı almasından sonra, bu şahri fetheden müslüman Araplar, şehri biri bugünkü Siirt ile Silvan arasında bulunan diğeri İran’da Şiraz yakınlarındaki iki Erzen şehrinden ayırmak için, şehre Erzen-i Rum adı vermişlerdir.

Erzurum’la ilgili muhtelif tarihi metinlerde, kitabelerde ve basılan paralarda Erzi-i Rum, Erzen-ir Rum , Arz-ı Rum isimleri kullanılmıştır.

İşte Erzurum adı bu isimlerin halk dilinde kullanılmasına göre şekil almış ve günümüze kadar gelmiştir.

Yazılı Tarihin İlk Dönemlerinde Erzurum

Erzurum hakkında bilinen en eski yazılı tarih kaynakları olarak kabul edilebilecek Hitit (Boğazköy) ve Mısır yazılı kaynaklarına göre, M.Ö. 2000 – 1200 yılları arasında Erzurum ve çevresi Orta Asya kökenli Hurrilerin hakimiyeti altında bulunuyordu. Hitit Boğazköy yazılı arşivlerinde, Erzurm’ un Azzi Hayaşa hakimiyeti altında bulunduğu sırada, biri M.Ö. 1375’ de Hitit İmparatoru Şuppiluliuma, diğeri II. Murşil (M.Ö. 1334 – 1306) tarafından işgal edilmekistendiğine dair belgelere rastlanmıştır.

M.Ö. 1200 yıllarında, Avrupa’ dan Ön Asya içlerine doğru oluşan ve Kavimler Göçü adı verilen göç hareketinden sonra, Muşkilerin Erzurum ve çevresine yerleştikleri bilinmektedir.

Urartular Döneminde Erzurum

M.Ö. IX. yüzyılda Van ve çevresinde yerleşmiş olan Hurri kökenli Urartular, M.Ö. VII. yüzyılda Erzurum’ u da egemenlikleri altına aldılar. M.Ö.660 yıllarında ise güneyden Aras Havzasına doğru ilerleyen Asurlar Daieni ülkesi sınırları içerisinde olan Erzurum ve çevresini ele geçirdiler.Yine VII. yüzyılın sonlarında Urartu egemenliği altındaki topraklar, kuzeyden gelen İskitlerin saldırısına uğradı. Asur saldırılarına zorda olsa karşı koyabilen Urartular, İskit saldırısından sonra tamamen tarihten silindiler. Urartu Krallığı’ nın III. Rusan’ ın ölümü (M.Ö. 585 ) ile ortadan kalkmasıyla da Ermeniler’ in bölgede etkinlik kurması kolaylaştı. Bazı tarihçiler, Ermeniler’in bölgede etkinlik kurmasıkolaylaştı. Bazı tarihçiler Ermeniler’ in Kavimler Göçü sırasında Avrupa’ dan Ön Asya’ ya göç eden Friglerle Birlikte bölgeye gelmiş oduklarını ileri sürmektedirler.

Medler Döneminde Erzurum

M.Ö. V. yüzyılda Asur egemenliğine son veren Medler, Keyaksar yönetiminde kuzeye doğru ilerleyerek Urartu topraklarını ele geçirmişlerdir. Medler,Muşki Frigler ve İskit bölgelerini de ele geçirdikten sonra, Kapadokya’ ya doğru yönelmişlerdir. Erzurum ve çevresinde bu yüzyılda Khalibler, Muşkiler ve Tibarenler’ in yaşadıkları bölgenin yerel derebeylerinin egemenliği altında olduğu, ancak bunların Med Krallarının yetkilerini tanıdıkları bilinmektedir. Medlerin zayıflama döneminde ise, bu beyler Kral Astiyag’ a direnerek, özerkliklerini ilan etmişlerdir.

Persler Döneminde ve sonrasında Erzurum

Pers Kralı II.Kiros’ un M.Ö. 555’ de Med Krallığına son vermesi ile Erzurum’ un doğusu Pers egemenliği altına girmiştir.Kiros’ dan sonra gelen Pers Krallıklarından Büyük Darios zamanında, Erzurum çevresinde bir Ermeni satraplığıkurulmuştur.Pers İmparatorlarından Kserkses’ in M.Ö. 480 de çıktığı Yunan seferinde , bu satraplıktan da asker toplanmıştı. Ünlü tarihçi Heredot da bu seferden sözederken , Ermenileri frigyalı olarak tanımlanmıştır. Ermeni satraplığında o dönemde Muşki , Taberin ve maerin topluluklarının yaşadıkları Herodot tarafından tespit edil miştir.

M.Ö.III. yüzyılda bölgeye Selökidler ve II. yüzyılda Persler egemen olmuşlardır. II. yüzyıl ortalarından itibaren bölge Romalılarla Persler arsındaki yoğunmücadelelere sahne olmuştur.Romalılar, bölgeye yaptıkları seferler sonucunda geçici olarak egemenlik kurabilmişler, ancak sık sık bölge halkının direnişleriyle karşılaşmışlardır.

Doğu Roma (Bizans) Döneminde Erzurum

Roma İmparatorluğunun M.S. 395’ de ikiye ayrılması sonucunda kurulan Doğu Roma İmparatorluğu döneminde, Erzurum ve çevresi bu İmparatorluğun egemenliği altına girmiş, ancak Doğu Roma egemenliği sürekli olamamıştır.M.S. 395’ den VII. yüzyılın sonlarına kadar bölge üzerinde Bizans ile Sasani Devletinin mücadeleleri olmuştur.

M.S. 408 - 450 yılları arasında Bizans İmparatoru olan ikinci Teodosious zamanında, Erzurum ve çevresi işgal edilmiş ve İmparatorun komutanlarından Anatolius tarafından bugünkü Erzurum şehrinin bulunduğu yerde bir tepe üzerine, bugünkü Erzurum kalesi inşa ettirilmiştir.O zamana kadar Kalikala olarak adlandırılanErzurum şehri, bu tarihten sonra İmparatorun adına izafeten Teodosiopolis şeklindeisimlendirilmiştir.

Şehir ve çevresi 504 yılında İran’ dan gelen Sasanilerin eline geçmiş, ancak kanlı çarpışmalardan sonra, Bizanslılar şehri tekrar geri almışlardır. 530 yılında Erzurum Kalesi İmparator I.Anastas tarafından tahkim ettirilmiştir.

M.S. 572 yılında Nuşirevan komutasındaki Sasani ordusu, Erzurum Kalesini kuşatmış, on yıl süren kuşatma sonucunda, Sasaniler şehri ele geçirememişlerdir.

M.S. 590’ da şehir yine sasanilerce kuşatılmıştır.Bu kez, Bizaslılar ağır şartlarla bir antlaşma yaparak şehri kurtarabilmişlerdir.

M.S. 610’ da Erzurum, bütün çevresi ile birlikte Sasanilerin kuzeydeki düşman Hazarlar ile antlaşma yaparak, onların Sasaniler üzerine yürümesini sağlamış ve sonuçta Erzurum ve çevresi tekrar Bizansın eline geçmiştir.

Müslüman Araplar Döneminde Erzurum

Sasanilerin M.S. 642’ de Nihavend’ de İslam Halifesi Hz. Ömer’in ordularına yenilerek, tarihten silinmelerinden sonra, Erzurum ve çevresi Müslüman Arap ordularının istilasına uğramıştır.Erzurum, İslam ordularınca ilk olarak 638’ de Halife Hz. Ömer’ in komutanlarından İyaz bin Ganem tarafından ele geçirilmiştir.Ancak, uzun bir süre sonra şehir tekrar Bizanslılar tarafından geri alınmıştır.651 yılındaise, bu kez Habib İbn – i Mesleme komutasındaki 6000 kişilik İslam ordusu, kısa bir kuşatmadan sonra şehri sonra şehri teslim almıştır.Şehrin dini ve askeri lideri Ermi-naks, şehri yeniden ele geçirmek için Gürcü ve Hazar türkleri ileittifak kurmuş ve şehir üzerine yürümüştür.Ancak yapılan savaşta Araplara yenik düşmüştür.Kenti elegeçiremeyen bu ordu, şehir çevresinde geniş güvenlik tedbirleri almış ve karakollarkurdurmuştur. Bunun üzerine tehlikeyi sezen Habib İbn – i Mesleme, Suriye Valisi Muaviye’ den yardım istemiştir. Kufe Valisi Süleyman el – Hıyel komutasındaki Arap Ordusu, Gürcü ve Hazar Türklerinden oluşan bir orduyu Fırat nehri kenarında bozguna uğratmıştır.

Arapların kendi içlerindeki mücadelelerden yararlanan Bizans, İmparator II. Justinianus zamanında, Leontier komutasındaki bir ordu ile 686’ da Erzurum’u tekrar ele geçirmiştir.Ancak M.S. 700 tarihinde Emevi Halifesi Abdülmelik’ in oğlu Abdullah şehri tekrar geri almaya muvaffak olmuştur.

M.S. 753 yılında ise Bizans İmparatoru V. Konstantinos, Kusan adlı bir Ermeni’ yi şehri almakla görevlendirmiştir.Kaleyi koruyan Arap askerlerinin sayıca azlığı ve kalede bulunan iki Ermeni’ nin ihaneti ile Kusan kaleyi zaptetmiştir.Ancak bir süre sonra, şehir ve çevresi tekrar Emevilerin eline geçmiştir.

770 – 772 yılları arasında yöredeki Ermenilerin ayaklanarak şehri kuşatmaları üzerine, Amr bin İsmail el Harisi komutasındaki bir ordu, ayaklanmayı bastırmak üzere Erzurum üzerine yürümüş ve ayaklanmacıları bozguna uğratmıştır.

838 yılında Bizans İmparatoru Teheophilos, Erzurum’ u kuşatmış veşehir surlarını yıktırmıştır.840’ da Halife Mutasım şehir surlarını tamir ettirmiş ve kaleyi tahkim ettirmiştir.Bu tarihten sonra, şehir iki kez daha Bizanslıların eline geçmiş( 934 ), ancak 12 yıl sonra Abbasiler tarafından tekrar geri alınmıştır.

948’ debüyük bir Bizans ordusu, Erzurum üzerine yürümüş ve 949 yılında Bizans egemenliği tekrar sağlanmıştır.Bu tarihten sonra, Erzurum ve çevresindeki Arap egemenliği tamamen son bulmuştur.

979 yılında şehir ve çevresi, yaptığı yardımlardan ötürü, Bizans İmparatoru tarafından Gürcü Bağratlı Kralı David’ e verilmiştir.David’ in ölümünden sonra, şehir Bizans İmparatoru II.Basilious tarafından geri alınmıştır.

Hasılı Erzurum 'Anlatılmaz Yaşanır'..